24 Sep 2011

GÖZYAŞI DAMLALARI

YAZAR; GÖNÜL BEKİROĞLU
Gözlerinizden akan her bir yaş damlasının bir daha asla geri dönmeyeceğini biliyormuydunuz! Gözyaşları hiç arkalarına bile bakmadan giderler.Çünkü geride sırasını bekleyen sayısız gözyaşlarıda vardır. Göz pınarlarından süzülen bu yaşlar bazen acıyla, bazende mutluluktan akarlar. Acıyla yada mutluluktanmı farketmez, onlar sıralarının gelmelerini hiç bıkmadan beklerler.
Bazı insanlar gözyaşlarını içlerine akıttıklarını söylerler. Buda gözyaşlarının hoşuna gitmez ,  çünkü gözlerden dışarıya süzülmek isterler, Aksi olursa kızarlar ve dışarı çıkamadıkları için sahibine sıkıntı verirler.
Bu nedenle bilindiği üzere, gözyaşları bütün insanlarda bitmez tükenmez bir şekilde daima sıralarını beklerler ve sıraları geldikçede bir daha geri dönmemek üzere, göz pınarlarından aşağıya doğru süzülerek yerlerini bir diğer gözyaşlarına bırakırlar.
şağıya doğru süzülerek gidenlerin ardından
24 Sep 2011

G Ö K Ç E A D A

YAZAR; GÖNÜL BEKİROĞLU
Yüzyıllardır, denizi, suyu, kuşu, çiceği, böceği, rüzgarıyla sarmaş dolaş uyum içinde olan Gökçeada, mavinin yeşili kucakladığı, kültürlerin ve göreneklerin yıpratmadan günümüze taşıdığı, doğallığın ve bakirliğin en yoğun yaşandığı cennet vatanımızın en büyük adasıdır.
İşte bu adayı tanımayı, gezip görmeyi düşünenler için kendi görüşlerimi sizinle paylaşmak istedim.
Gökçeada özel yapımı zeytinyağları ve özel yapım şaraplarıylada tanınmış doğallıkta şirin bir adadır. Yanlız şunuda söylemeden geçemeyeceğim.Evet güzel bir ada ama uçurumlu yolları çok fazla, buda beni çok ürkütmüştür. Bunun dışında, sabahları adanın serin rüzgarı altında kahvaltı etmek ayrı bir zevktir.
Gökçeada çok angebeli, volkanik kütlelerden oluşmuştur. Adanın %77 si dağlık ve uçurumlu yollar, % 11 ise ovadır. Adanın en yüksek noktası Doruk Tepedir.
Gökçeada tatlı su kaynakları bakımından zengin, kendine yeterli potansiyele sahiptir. Adaya geldiğinizde sizleri hoşunuza giden bir koku karşılar. Nedir bu koku diye araştırdığınızda KEKİK olduğunu öğrenirsiniz. Kokusu içinizi ferahlatır, lezzetiylede yemeklere lezzet katar bu güzel kekik. İşte buda adanın diğer bir özelliğidir.
Aslında ada sayılamıyacak kadar doğal güzelliklere sahiptir. Ah birde şu korkunç uçurumlu yolları olmasaydı ne güzel olurdu. Eeee her güzelin bir kusuru vardır.Bu adanında kusuru uçurumlu yolların çok olmasıdır. Macerayı sevenler için bu yollar heyecan yaratabilir ama ben böylesi korkulu dakikalar yaşamak istemediğim için sahilinde kalmayı tercih ediyorum.
24 Sep 2011

ACI AMA GERÇEK

YAZAR;  GÖNÜL BEKİROĞLU
Herşey ve herkes mutlaka birgün sizi terkedecek, kendi ruhunuz bile…Ve siz sadece kendi silüetiniz ile başbaşa kalacaksınız. Üşümüş ve çaresiz olarak.. O zaman ne yapacaksınız, yanlız ve umutsuz. Kim size yardım edecek..Elbetteki sadece Allah…O zaman ne yapmalısınız .Henüz vakit varken yaşamın kıymetini bilecek ve sadece Allaha sığınacaksınız..Çünkü sonsuza kadar sizi terketmeyecek bir tek Allah vardır.
14 Jul 2011

KİRAZ SAPI İLE İNCELME

YAZAR, GÖNÜL BEKİROĞLU

Kirazın faydaları saymakla bitmez. Kirazın faydalar arasında antioksidan etkileri, böbrekleri temizleyici faydaları, vücutda su tutulmasını etkileyen etkisi nedeniyle gerek zayıflama gerekse sağlık ve şifa kaynağı olan kirazı, tam da bu mevsimde bolca tüketmek gerek diye düşünüyorum.
Kirazda A, C, D, E, K vitaminleri, B vitamin çeşitleri, potasyum tuzları ve metobolizmayı çalıştıran ve hızlandıran bir takım vitaminler ve elementler bulunmaktadır. Kiraz ve zayıflama arasındaki ilişki, kiraz sapı ile somutlaşmaktadır.
Aslında bu yeni birşey değil eskiden beri bilinen bir şey kiraz sapı ile zayıflamak. Ancak hep erteliyerek , gerçekleştirme ihmal ediliyor.
Ayrıca çok güçlü bir antioksidan etkisiyle mükemmel bir ağrı kesici olarakda vücuda fayda sağlıyor.
Kiraz saplarını kurutarak yada kurutulmuşunu aktarlardan alarakda faydalanabilirsiniz. Çaydanlığın içine bir tutam kiraz sapı konularak yıkanır ve daha sonra aynı bir çay gibi demlenerek içinede tatlandırıcı olarak biraz bal koyup içebilirsiniz. Çünkü zaten kiraz başlıbaşına bir fayda.

21 May 2011

GERİYE BAKTIĞIMDA KOSKOCA BİR YAŞAMIN GİTTİĞİNİ FARKETTİM

YAZAR, GÖNÜL BEKİROĞLU
 
 
 
 
         
 
 
       Ben  yaşadığımı nasılda farketmemişim. Günlerin, yılların geçtiğini bile anlamamışım. Ailemle ilgilenmekten yaşamımın sonuna geldiğini nasılda anlayamadım. Benim için ailemle ilgilenmek bana huzur veriyordu. Daha önümde koskoca bir ömür var zannediyordun ki!  Bugün arkama baktığımda meğerse yıllarımı tüketmişimde farkında olmamışım. Önüme döndüğümde zamanın artık kısıtlı olduğunun farkına vardım. Yazık, kendime acımayı ve bana acınılmasını hiç sevmem ,her zaman dimdik ayakta durmasını başarabildim. Ancak şu an içime bir ateş düştü ve kor gibi yanıyor. Yaşamayı çok seven ben şimdi çok korkuyorum, içim acıyor. Olduğum yerde durmak istiyorum. Zaman kısıtlı olduğu için ilerlemek istemiyorum. Sanki bir adım daha atsam yaşamım son bulacakmış gibi geliyor. Çünkü hayallerimin gerçekleşmemiş olanları var. Bu bana çok acı veriyor. Keşke Allahım bana bir şans daha versede hayal ettiklerimin geri kalanını gerçekleştirebilsem..
19 May 2011

YOKSULLARIN BAYRAMI YAZ GELİYOR

YAZAR, GÖNÜL BEKİROĞLU
Yaz geldimi süper zenginler yatları ile seyahat ederek adeta cennette yaşarlar. Durumu iyi olanlar yazlıklarına  giderler. Yoksullar ise bayram gibi sevinirler yazın gelmesine. Çünkü yaz demek onlar için en büyük zenginliktir. Odun derdi yok, soba derdi yok, ayakkabı derdi yok,kazak,hırka derdi yok. Ohhh! ne güzel, ayaklarda bir tokyo terlik, üstünde bir ti-şirt, pantolon yada etek..Evde dertsiz uyku,yemekte kızartma ekmek…İşte bütün bunlar yoksulları  mutlu etmeye yetiyorda artıyor . Tabiki kim istemezki yatları,katları olsun, ballar baklavalar yesin. Ancak olmayıncada olanlarla yetinmekde büyük bir erdemdir.
Yoksulların yazın iş bulmasıda kolaylaşıyor. Evde yemek pişirmekde dert olmuyor, giyinmekde sorun değildir. Herşey yazın onlar için kışın olduğundan daha kolaydır.Keşke yaz ayları daha uzun olsaydıda, yoksullarında mutlulukları uzun olsaydı.

 

 

19 May 2011

SALATALIK VE SALATALIK SUYUNUN MUCİZEVİ FAYDALARI

 

YAZAR; GÖNÜL BEKİROĞLU 

Bugün  çok  önemli  birşey  öğrendim. Ve bunuda  sizinle  paylaşmak  istiyorum. Salatalık bildiğiniz  gibi  cilde  çok  iyi  geliyor .Yani  kabuklarını   cilde  koyunca  besliyor  diye biliyoruz .Ancak  bildiğimiz  diğer  bir  şeyde  hazmının  çok  zor  olduğudur.
Fakat  salatalıkla  ilgili  çoğumuzun  bilmediği  çok  önemli  bir  gerçekde  salatalık suyunun  zayıflamaya  çok  yardımcı  olduğudur.
Salatalığın  sağlığa  faydaları , içinde   bulunan bir  çok  maddelerden  kaynaklanmaktadır;  .Örneğin; Böbrek  hastalıklarına  iyi  gelir, karaciğer  hastalıklarına  bitkisel  bir  çözüm  sunar,  pankreas  hastalıkları  için  şifalı  bitkisel  bir  çözümdür ,cilde  iyi  gelir . veeeee  suyu  çok  iyi  ve gerçekten  kilo  verdiren  bir  bitkidir ,Salatalık  içersinde  bulunan  erepsin  enzimi proteinlerin  sindirimini hızlandırır ve yağ  yakıcı  zayıflatıcı  etkisi  gösterir. Salatalık ve havuç suyu karıştırıldığında  özellikle  romatoid  artrit  gibi  romatizmal  hastalıkların  ağrılarına  bitkisel  şifa kaynağı  olmaktadır. Romatioid  artrit in  nedenlerinden  başlıcası  olan  vücutta  biriken  ürik asit , salatalık  suyu  tarafından  detoksik  etki  ile  vücuttan  atılır.
Ve  salatalık  gerek  içerisindeki  yağ  yakıcı  bitkisel  emzimler,  ve  gerekse  düşük  kalori   içeren sulu  bir  gıda  olması  nedeniyle  salatalık  ve  salatalık  suyu  zayıflamak  için birebir  bir bitkisel çözümdür. salatalık ile zayıflamayı salatalık suyu içerek başarabilirsiniz. Ancak elbetteki ne kadar mucizevi olursa olsun bence asla oturduğunuz yerde zayıflayamazsınız.Kesinlikle ve kesinlikle hareket şart.
Yinede  size  yardımcı  olması  adına  salatalık  suyunun  nasıl  içilmesi  gerektiğini söyylemek  istiyorum .Karar  sizin. 10 adet  salatalığı  meyve  sıkacağından  geçirip  süzün, içerisine  bir  tatlı  kaşığı  limon  suyu  ve bir  tatlı  kaşığı  elma  sirkesi ilave edin..Günde  bir büyük  bardak  salatalık  suyu  içmeniz  şifa  bulmanız  bakımından  yeterli  olacaktır. Afiyet olsun.

 

 

20 Mar 2011

HOŞ GELDİN ARAMIZA ARAS BEBEK

YAZAR; GÖNÜL BEKİROĞLU

Bir gün kapı çaldı. Açtık baktık, minik ağızlı, kocaman gözlü bir melek kapıda duruyor. Beklediğimiz bir melekti. Şöyle bir bize baktı ve gelebilirmiyim diye o kocaman gözleriyle işaret etti. Çok sevinmiştik. Bizde zaten seni bekliyorduk. Hoş geldin aramıza minik melek dedik.
Bu minik melek, çok tatlı kocaman gözlü, minik ağızlı, masallara konu olabilecek kadar sevimli küçücük bir bebekti. Hayret dolu bakışlarla etrafına bakındı ve

– beni bu dünyada koruyacak iki melek varmış. Biri anne melek diğeri baba melekmiş . Onlar beni bütün kötülüklerden koruyacakmış. Ben bu dünyada yanlız olmayacakmışım. Bana bu dünyada korkmamam söylendi. Dedi ve

- baba melek benim için dünyayı ayaklarının altına alırmış. Kendini beni korumak için siper edermiş. Anne melekde büyümem için bana süt verecekmiş. Aslında bu dünyada benim kocaman bir ailem varmış. İşte ben bunun için bu dünyaya gönderildim .Diye sözlerine devam etti.O sırada melek baba sevincinden ağlıyordu. Melek anne ise şaşkındı. Bebek ise ürkek ama mutluydu. Ürkekliği bu koskocaman dünyada onu nelerin beklediği içindi. Mutluluğu ise herkesin kolay kolay sahip olamıyacağı ama onun sahip olduğu gerçek sevgi dolu bir aileydi. Bu bebeğin gerçekten birbirlerini çok ama çok seven bir anne ve babası vardı. Ve hiç bir güç allahın izni ile onları ayıramıyacaktı. Onlar üçü ve belkide ilerde dördü sonsuza kadar mutlu olacaklardı. Bebek bu dünyaya gelmeden önce ona böyle söylenmişti

Evet Aras bebek aramıza hoş geldin. Sen bu dünyaya hazırlıklı gelmişsin, sana herşey söylenmiş. Ben bu anne ve babayı çok yakından tanıyorum. Sen öyle bir babaya sahipsin ki bu dünyada kolay kolay sana zarar gelmez. Ana gibide yar olmaz
.
Haydi yürü be Aras bebeğim kim tutar seni..Sıkı sıkı sarıl hayata. Önünde uzun ve mutlu bir yaşam seni bekliyor. Belki ben göremem ama sakın unutma burada seni çokk seven bir babaannen deden ve amcan var sakın bunu unutma bebeğim.Sana bu dünyadan en büyük hediyem; huzur, mutluluk, başarı, masal dünyasındaki gibi bir yaşam, iyi bir meslek ve kimsenin ulaşamıyacağı kadar üstün bir kariyerdir dileğim.